|
Eflatun’un parmağı Göğü gösteriyordu Aristo’nunki yeri Biri gökte ararken Öteki yerde buldu gerçeği (Ali Yüce) ‘Yeni Dünya Düzeni’nin (YDD) Ülkemizde uygulamaya geçmesi için yalnızca çeyrek yüzyıl gerekmekteydi. Çeyrek yüzyıl, edebiyatı-sanatı ters yüz etmeye yeterli bir zaman dilimiydi. Bu çeyrekte 12 Eylül Buldozer Harekatı siyasal yapının değişimine ve YDD’nin her alanda kök budak salmasına yetti de arttı bile. Pusuda bekleyenler için 12 Eylül bulunmaz bir nimetti. Aydınları öldürerek, etkisizleştirerek; gençleri doğrayarak ya da edilgen kılarak işe koyulan güruh, ilkin zihinsel devrimle başladı diyet ödemeye. Başarılı da oldular doğrusu... İdeolojiler öldü yaşasın YDD sloganı dağa taşa yazıldı bir çırpıda. Dogma çıkışlı düşüncenin iletişim çağında ve milenyum yaldızlı incilerin parıltısında yetersiz kalacağını bilen fikir babaları, pragmatik açılımı da elde tutmaya çalışıyorlardı bir yandan. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Dilin oluşumu, nesnelliğin sesle soyut bir birikime dönüşmesiyle açığa çıkar. Bu nedenle, en ilkel dil bile içerisinde, simge ve imgeyi töz olarak taşıma niteliğine sahiptir. Dilin anlaşmak için kullanımı ile, dünyayı algılamaya ilişkin düşünme aracı oluşu, farklı nitelikler içeren bir bütündür. Nesnelliğin, başka nesnelliklerle dil üzerinden diyalektiğinin netleştirilmesi karakterine, simgeleştirme boyutu olarak bakmak, kanımca eksik bir tanımlama olmayacaktır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bazı meseleler insanlığın kadim sorunlarıdır. Bazıları ise yaşanan zamana aittir. “Bir şeyi yeni yapan nedir?” diye sorduğumuzda aklımıza gelen ilk şey, geçmiştekilerden farklı olmasıdır. Ele aldığı konular insanlık tarihinin her döneminde üzerinde düşünülmüş veya hakkında söz söylenmiş dahi olsa o konulara yaklaşımın bugüne ait olması gerekir. |
|
Devamını oku...
|
|
|